Uzun ve sağlıklı bir şekilde yaşayabilen Hunzalıların sırrı doğal bir şekilde beslenmek

Uzun ve sağlıklı bir şekilde yaşayabilen Hunzalıların sırrı doğal bir şekilde beslenmek.. Sağlıklı bir şekilde uzun yaşamalarıyla tanınan Pakistan‘ın Hunza halkı, sürekli doğal yiyecekler ile besleniyorlar, Hunza bölgesindeki dans ve temiz hava ile aynı zamanda spora gösterdiği ilgiyle birlikte haklarında çıkan efsaneleri doğrulamış oluyor.

Uzun ve sağlıklı bir şekilde yaşayabilen Hunzalıların sırrı doğal bir şekilde beslenmek..

Sağlıklı bir şekilde uzun yaşamalarıyla tanınan Pakistan‘ın Hunza halkı, sürekli doğal yiyecekler ile besleniyorlar, Hunza bölgesindeki dans ve temiz hava ile aynı zamanda spora gösterdiği ilgiyle birlikte haklarında çıkan efsaneleri doğrulamış oluyor.

Pakistan’ın en kuzeyinde olan Gilgit Baltistan’a bağlı olan 175 kilometrelik Hunza vadisinde yaşayan Vakhi ve Buruşo halklarının, 3 bin metrenin üzerindeki dağlık bölgelere kış vakti gelmesiyle birlikte ülkenin geri kalan insanlarından aylarca izole bir biçimde yaşıyorlar.

Çoğunluk ile birlikte meyve ve sebze tüketerek yaşamlarını devam ettiren bölge halkı, kış şartlarına dayanıklı olan koyunlar ve dağ keçileri ile çiftleştirdiği koyunlar ve evcil keçilerin yanı sıra Hunza bölgesinin meşhur büyükbaş hayvanları yak eti ile besleniyorlar.

Bu hayvanlardan üretilmiş olan doğal ürünlerin dışında Hunza bölgesinin en meşhur ürünü ise kayısı yağı ve kayısı. Hunza’da tüm yemeklerde kayısı yağı ve tereyağı kullanılırken, kayısı ise yemeklerin vazgeçilmez bir parçası haline geliyor.

Dünyanın en yüksek 45 zirvesinden 16’sıne ev sahipliği yapmış olan bu Hunza bölgesinde, özellikle kış şartlarında. Pakistan’ın hareketli siyasi gündemini yaşayan ve dünyadaki gelişmelerden uzak insanların doğal yiyeceklerle beslenebilmesi uzun yaşadıkları efsanesini oluşturabiliyor.

Yazarımız Sujesh Gopalakrishnan’ın, “Hunza halkının ve onların 150 yaşına kadar uzanan eşi benzeri olmayan yaşamları” makalesinde, Hunzalıların sağlıklı ve uzun bir şekilde yaşamalarının sırrı olarak, fakirliklerinden dolayı kaynaklanan yemek yemek yerine meyve suyu içmeleri, meyve ve sebzeleri de çiğ ya da kurutarak da yemeleri, 10 günde 1 gün oruç tutuyor olmaları ve Hunza bölgesinin coğrafi yapısı gereği sürekli olarak egzersiz yapıyor olmaları olarak gösterilebilir.

HAYALİ SHANGRLi-LA‘NIN HUNZA OLABİLECEĞİNE İNANILIYOR

İngiliz yazar James Hilton’un 1925’lerde sinemaya da uyarlanan Lost Horizon (Yitik Ufuklar) kitabında, Çin’den kalkıp gelen ve Himalayalar’a inen uçakta olan 3 İngiliz’in götürüldüğü hayali Şhangri-La’da uzun ve sağlıklı bir şekilde yaşayan, ve asla hastalanmayan insanlarla karşılabiliyor.

İngiliz yazar James Hilton’un yazmış olduğu kitabı Oscar ödüllü senarist Robert Risk’in sinemaya da uyarladı, filmi de 7 Oscarı olan Frank Capra yönetti. Suyun terapi ve tedavi özelliklerinden bahseden “Su terapisi ile ilgili neredeyse her şey” kitabının yazarı Constantin Cerbu’ya göre Frank Capra, filmde yer olarak Hunza’yı canlandırdı.

Hunza kentinin erkekleri ise ilerki yaşlarına rağmen bir yandan hayvancılık ve tarım ile ilgilenmeye devam ederken bir yandan da boş zamanlarında ise havuzlarda ve buz tutan göl de buz hokeyi oynayabiliyorlar.

Günlük ayakkabıları ile buz hokeyi oynayan erkeklerin yanı sıra çocuklar ve gençler de kıran kırana maçlar yapılıyor. Takımlarda erkek ve kızlar karışık olarak yer buluyor.

Okuma yazma oranının da yüzde 78 olduğu bu Hunza bölgesinde, Pakistan’da kız çocuklarının en yüksek düzeyde eğitime katıldıkları kentlerin başında geliyor.

HUNZA KENTİNİ BÜYÜK İSKENDER’İN ASKERLERİNİN KURDUĞU DÜŞÜNÜLÜYOR

Vakhi ve Buruşo halkları Pakistanlıların genelinin aksine sarışın ve çekik gözlü hatta bazen açık tenli olabilirken bu iki halkın kökeni ile ilgili çeşitli iddialar ortaya atılıyor.

Hunzalılar batılı kökenlere sahip olduğu düşünülüyor. Buruşo efsanesine göre Hunza bölgesinin Büyük İskender’in Hindistan seferininin ardından bölgede kalmış olan bir komutan tarafından kurulduğuna inanılıyor. Hunzalıların soyunun ise bu komutana dayanıldığı düşünülüyor

Bazı insanlar tarafından Hunzalıların Türkler ile de akraba olabileceği de iddia edilebiliyor. Buruşo halkının ise açık tenli olması ve özellikle Orta Asya Türklerinin giyindiği kıyafetlerine benzer olan kıyafetleriyle de dikkati çekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir